24092018Başlıklar:
KARDEŞLİĞİMİZ'İN 14. YILI KUTLU OLSUN!Fırat Reis İçin Gıyabi Cenaze NamazıFırat ÇakıroluUYGUR KARDEŞLERİMİZ TÜRKİYE'YE GELSİN!MERSİN ÜLKÜ OCAKLARI İL BAŞKANI SN. HÜSNÜ DOĞAN'DAN 300 UYGUR TÜRKÜ İLE İLGİLİ AÇIKLAMA!

ALT KİMLİĞİ OLMAYAN TÜRKLER

Ayrıştırma çabasının planlı

ve programlı şekilde ilerlediğini, yazılı ve görsel basından takip etmek pek de güç değil. Toplum dinamiklerini çatıştıran, kurumları birbirine düşman eden çabalar, devletin en altından en üstüne sızmış durumda.
Bu yapılanmanın içinde bilinçli ve bilinçsiz bireylerin, grupların olduğu bilincinde olsak da ikisi arasında fazlaca bir ayrım gözetecek vaktimiz yok.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Anayasası net şekilde ifade eder;

I. Türk vatandaşlığı

MADDE 66. – Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.
Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türk’tür.
(Son cümle mülga: 3.10.2001–4709/23 md.)

Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.
Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.

Mustafa Kemal Atatürk de; “Türk milleti Asya’nın garbında ve Avrupa’nın şarkında olmak üzere kara ve deniz sınırlarıyla ayırt edilmiş, dünyaca tanınmış, büyük bir yurtta yaşar. Onun adına Türk Eli derler. Yakın ve uzak zamanlar düşünülürse, Türk’e yurtluk etmemiş kıta yoktur. Bütün dünyada, Asya, Avrupa ve Afrika, Türk atalarına yurt olmuştur. Fakat bugünkü Türk milleti, varlığının devamı için yurdundan çok memnundur. Çünkü Türk devrinin ve şanlı geçmişinin, büyük kudretli atalarının mukaddes mirasları, şimdiye kadar olduğundan çok daha fazla zenginleştireceğinden emindir”

Aliev’in Türkiye ziyaretinde, “Biz bir millet iki devletiz. Ne yazık ki, bu yanlışlar çok sık yapılıyor. Türk kimliğini bir kenara ayırıp, Azerbaycan Türklerine Azeri, Türkmenistan Türklerine Türkmen, Kırgızistan Türklerine Kırgız, Özbekistan Türklerine Özbek adını veriyor, onlardan ayrı bir millet gibi bahsediyoruz. Hâlbuki 1926’ya kadar, Özbekistan’ın, Kazakistan’ın, Türkmenistan’ın ve Kırgızistan’ın resmî adı Türkistan’dı. 1926’dan sonra Türkistan bölündü, Türk boyları birbirinden koparılıp ayrı birer millet olmaya zorlandı. Ruslar bizi önce böldü, sonra da yok etmeye çalıştı”

Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’ndan bu yana tüm TC Anayasaları da bu ayrımı yapmaksızın, tüm TC yurttaşlarına aynı hakları tanımıştır.

Batının ülkemiz iç işlerine karışmak için kullandığı “sözde azınlıklar”ın Türklere bağlılığı ve kardeşlik ortamı bugüne kadar sonuçsuz kalmıştır. Ancak bugün görüyoruz ki yazılı ve görsel basında bas bas bağırılan Türk Milletinin içinde azınlıklar ve bu azınlıkların ise sorunları olduğu Türk Milleti’nden razı olmadığı gösteriliyor… Haliyle 24 saat propaganda yapılıyor ve bu propagandanın da meyvesi olarak insanlarımız buna inanıyor… Son 20 yılı aşkın zamandır ülkenin doğusunda yapılan bu propagandalar artık ülke genelinde yapılmakta ve ayrıştırılmaya çalışılan kitle, tamamıyla sinsice ve gizlice uyuşturulmaktadır…

Tüm bunların ötesinde bir grup var ki bugün Türkiye Cumhuriyeti’nde ve diğer Türk ellerinde, yoğunluğu ve bilinci ile öz be öz Türk olan bu kişilerin alt kimlik veya üst kimlik diye bir gündemleri olmamakla birlikte böyle bir söylemleri dahi yoktur. Peki, kimdir bu alt kimliği olmayan Türkler?

Bu yiğit kişiler ülkelerin asıl sahipleri ve savunucularıdır. Bugün TC’nin çelik sağlamlığını koruyan kişilerdir. Bunlara alt kimlik sorulduğunda; “Türk’üm” derler. Üst kimlik sorulduğunda; “Türk’üm” derler. Gerçekten de doğru söylerler… Bu kişiler has be has Türk’türler… Televizyona çıkıp da alt kimliği üst kimliği konuşmazlar. Bu kişilerin derdi, öz yurdunda parya olan kandaşlarıdır. Bu kardeşleri için yapabilecekleri şeyleri konuşurlar ve uygularlar. Bunu dert ederler bunun üzerine iş görürler. Bu işlerinde Turan’ı düşünürler. Günlük siyaseti bilirler ama siyaset yapmazlar. Alt kimliği olmayan Türkler (öz be öz Türkler) tavır koyarlar ve bu tavırla uğrunda ömürlerini bina ederler.

Milleti bölmek ve parça parça etmek için sözde demokratik açılım masalına inanların ve bu masalı ilk anlatanların amacı elbette yıllardır söyleye durduğumuz böl-parçala-yut hedefidir. Rusya’nın oyunları ile öz kardeşlerinden ve Türkistan’dan olan milletim, bugün Ruslardan bağımsız tek Türk ülkesi olan Türkiye’yi de kuşatmaya teslim etmiştir.

Paylaş

Benzer İçerik

Yorum Gönder

Gönder

*

code